SENDİKACILIK; SİYASETE VE ÜLKEYE YÖN VERME SANATIDIR
792 | | | 12-10-2013

Kadir ŞİMŞEK

Biz bağımsız bir sendikayız. Hükümetin üyesi değiliz. Biz Hükümetin doğrularını alkışlarız yanlışlarına karşı çıkarız.  Bu noktada partilerin görüşlerine ve kamuoyuna yansıyan açıklamalarına karşı görüş bildirmek bizim en tabi görevimizdir.

Bazı sendikalar Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’e, yaptığı hizmetlere çamur atmaya kalkmaktadırlar.

Bizim sendika olarak işimiz, inançlarımıza ve ideallerimize bir saldırı olmadığı sürece muhalefet partileriyle uğraşmak değildir. Biz haklarımızı iktidar partisinden talep edeceğiz. Ülkeyi idare ederken düştüğü bir yanlış olursa biz dur diyeceğiz. Bu noktada memurları temsil eden sendikalar siyasete yön verecektir. Bütün sivil toplum örgütleri,  bulunduğu yerde ve elindeki güce göre siyasete, hatta Türkiye’ye yön verirler.Memurların 4688 sayılı yasa gereği, sendika aracılığı ile siyasetle ve Türkiye’nin yönetimi ile ilgilenmesi hem haklarıdır hem de görevleridir. Biz Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak Hükümetin doğrularını alkışlarız, yanlışlarına karşı da dur deriz ve her türlü eylemi yaparız. Bunun örnekleri ise yüzlercedir.

             Biz Eğitim-Bir-Sen olarak kuruluş tarihimiz olan 1992 yılından itibaren Genel Başkanımızdan İlçe Başkanına hatta tüm üyelerimize kadar bütün basın açıklamalarımızda, broşürlerimizde, dergilerimizde, konferanslarımızda Başörtüsü yasağının kaldırılması için mücadele ettik. Başörtüsü ile ilgili yaptığımız eylemler yıllardır sürmektedir. Birkaçını saymak gerekirse;

1. 15 Mayıs 2005 yılında Ankara Sıhhıye meydanında yapılan “İnanca Saygı ve Başörtüsüne Özgürlük Mitingine” 5 otobüs Çorumlu ile katıldık.

2. 2010 Referandumuna kadar Başörtüsü yasağının çözümü konusunda yapılan girişimler Anayasa Mahkemesinden döndü. 2010 Referandumundan sonra  bu süreç gecikince bu yıl biz Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak tekrar eylem sürecini başlatma kararı aldık.

3. 20 Ekim 2012 tarihinden itibaren arkadaşlarımızı başörtülü olarak derslere girmeye başladılar.

4. 30 Kasım 2012’de TBMM önünde kamu görevlilerinin kılık-kıyafet özgürlüğü için eylem yaptık.

5. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde tüm Türkiye’de kitlesel basın açıklamaları yaptık.

6. Başörtüsü yasağının kaldırılması için, okullara Yeni yılın ilk mesai günü olan 2 Ocak’ta sivil itaatsizlik yaparak tüm üyelerimizle  işyerlerineserbest kıyafetle gittik.

7. 14 Ocak 2013’te ilan ettiğimiz ‘Kamuda Kılık ve Kıyafet Özgürlüğü İçin 10 Milyon İmza’ kampanyasında bir ay boyunca kar, yağmur, soğuk demeden meydana masalar kurarak Çorum’da 90.000 imza, Türkiye de ise  12 milyon 300 bin imza toplayarak tarihi bir Dünya Rekoruna imza attık.”

8. Başörtüsü Özgürlüğü için milletten topladığımız 12 Milyon 300 Bin İmza 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde  Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığına Milletin Dilekçesi olarak teslim edildi.

9. 15 Mart 2013 tarihine kadar Başörtüsü Yasağı kaldırılmaz ve kılık kıyafet serbestisi gelmezse tüm Türkiye’de bütün üyelerimizle birlikte serbest kıyafetle işyerlerine gireceğiz dedik ve sendikamızın aldığı karar gereği şu anda fiili olarak yönetmeliği deldik. O günden beri kılık kıyafet yönetmeliği yok hükmündedir.Bundan dolayı hiçbir üyeye soruşturma açılamaz, ceza verilemez.

Bütün bu yaptıklarımızı inancımız bize emrettiği için yaptık. Kim ne derse desin yapmaya da devam edeceğiz.

Biz Sendikacılık yapıyoruz. Sadece işimizi iyi yapmaya çalışıyoruz.

Biz Memur-Sen olarak geçen yıl Toplu Sözleşme sürecinde hükümetin ek ödeme ve diğer mali haklar konusundaki katı tavrı nedeniyle hükümete karşı Çorum’da 1,5 ayda 7 eylem yaptık. İsterseniz sayalım. 

  1. 19 Nisan 2012 Bordro Yakma Eylemi,
  2. 25 Nisan 2012 Fax Çekme Eylemi,
  3. 30 Nisan 2012 Öğretmene Şiddeti Protesto ve 1 Saat İş Bırakma Eylemi,
  4. 1 Mayıs 2012 Toplu Sözleşme Taleplerini Açıklama Mitingi,
  5. 15 Mayıs 2012 Toplu Sözleşme Tekliflerine Hayır Eylemi,
  6. 23 Mayıs 2012 Toplu Sözleşme Kararlarına Karşı Basın Açıklaması-Oturma Eylemi-Kırmızı Kart Uygulaması-Akparti Binasına Siyah Çelenk Koyma Eylemi
  7. 7 Haziran 2012 İstanbul’da Öğretmene Saygı Mitingi. Bunu kamuoyu yakından bilmektedir.

Bundan 12 yıl önce  bir öğretmen 350-400 dolar maaş alırken,Sendikal mücadeleler sonunda en düşük öğretmen en az 1000 dolar maaş almaktadır. Ancak bu yeterli midir? Hayır. Geçen yıl ek ödeme alamayan öğretmen ve öğretim üyelerinden dolayı kurum içi maaş dengesizliği maalesef giderilememiştir.Bizim hedefimiz bu dengesizliği gidermek ve öğretmenimizin Avrupa stantlarında maaş almasını sağlamaktır. Biz bunun için çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz.

                                                                                                         

04.04.2013

 Kadir Şimşek

 Memur-Sen Alaca İlçe Başkanı

Top